logo
SAĞLIKLI
GELECEK

Kalp çarpıntısı deyip geçmeyin !

Son Yazılar / Kalp çarpıntısı deyip geçmeyin !

Kalp çarpıntısı deyip geçmeyin !

Kalp çarpıntısı deyip geçmeyin !

Kalp çarpıntısı hemen hepimizin farklı nedenlerle karşımıza çıkabildiği bir durum. Kimimiz göğsümüzde hızlı bir vuruştan, kimimiz kalbimizin atışının bir süre durduğundan, kimimiz de göğsümüzde uçuşan bir şeylerin varlığından söz ederiz. Kalbin güm güm göğse vurması, kuş kanadı gibi çırpınması, kelebek olup uçması gibi terimler de çoğu zaman bu tip durumlarda kullanılıyor. Ama hepsinin ortak adı ‘çarpıntı’. Oldukça ciddi artimiler olduğu gibi, geçici ve zararsız aritmiler de oluşabilmektedir. Kalbimiz günde yaklaşık olarak 100.000 - 150.000 atım yapar, bu atımların 500 tanesi veya daha azı aritmi şeklinde olduğunda genellikle tedaviye ihtiyaç yoktur. çarpıntı şikayetinin altında çoğunlukla ciddi bir hastalık saptanmaz ancak bazen de çarpıntı, gizli kalmış bir çok önemli hastalığın habercisi olabilir, bu nedenle bu şikayetten muzdarip kişilerin mutlaka kontrolden geçmeleri gerekir. Özellikle göğüs ağrısı ve bayılma meyli ile birlikte izlenen çarpıntılarda ciddi kalp hastalıkları düşünülmesi ve vakit kaybetmeden hastaneye başvurulması şiddetle önerilir. Çarpıntının yüzde 35-40’da sebep kalp kaynaklı, yüzde 30–35 psikolojik, kalanlarda (yüzde 10) ise ilaçlar, kafein, guatr hormon fazlalığı, kansızlık sorumlu bulunmuştur. Bunların dışında yüzde 15–20 hastada herhangi bir sebep bulunmamıştır.

KALP HIZININ NORMALİ NEDİR?

Her insanın kalp hızı farklıdır. Beden hareketleri (koşma, yürüme), duygusal durumumuz (üzüntü, endişe, mutluluk), karnımızın aç tok olması veya havadaki sıcaklık gibi pek çok faktör kalp hızımızı etkiler. Kalp hızınızı bulmak için 10 dakikalık bir istirahatın arkasından nabzınızı sayabilirsiniz. Dakikada 60–100 arasında atıyorsa kalbinizin hızı normal demektir. Uzun yıllar spor yapan kişilerde normal kalp atış hızı 50’ye kadar inebilir.

Dikkat: Kalp hızınız sürekli olarak 50’nin altında veya 100’ün üzerinde ise bir kalp doktoruna görünmenizde yarar vardır.

Çarpıntı şikâyetiniz olduğunda elinizi göğsünüzün üzerine koyarak veya nabzınızı tutarak kalp atışınızı sayın ve düzenli olup olmadığına bakın. Bu bilgiler daha sonra teşhis koymak açısından doktorunuzun çok işine yarayacaktır.

OLASI ÇARPINTI SEBEPLERİ NELERDİR?

1. Kansızlık

Anemi olarak da tanımlanan bu durum çarpıntı sikayetlerinde ilk akla gelen sebeplerden birisi. Demir ya da vitamin eksikliğine bağlı gelişebiliyor. Özellikle mide ve bağırsaklardaki gizli kanamalar anemi ile sonuçlanabiliyor. Çarpıntı ile birlikte halsizlik ve çabuk yorulma gözleniyor. Nedene yönelik tedavi uygulanıyor.

2. Guatr

Tiroid bezinin fazla çalışması sık gözlenen çarpıntı nedenlerinden biri. Vücudun metabolizmasında artış ile birlikte, kilo kaybı ve sinirlilik halleri izleniyor. Tedavide tiroid bezi değerlendirilerek ilaç tedavisi uygulanıyor.

3. Hareketsiz yaşam

Çarpıntıya en fazla neden olan durumlardan biri hareketsiz yaşam ve kondisyon eksikliği. Ancak bu sorun, sıklıkla gözden kaçıyor. Kondisyon eksikliği yaşa ve cinsiyete bakılmaksızın herkesi etkiliyor. Özellikle yokuş ve merdivenlerde kalp ritminde ani artış oluyor ve nefes darlığı eşlik ediyor. Tedavi şekli düzenli egzersiz.

4. Anormal tansiyon değerleri

Kan basıncının hem düşük olması hem de yüksek olması çarpıntıya yol açabiliyor. Özellikle zayıf gençlerde tansiyon düşüklüğü sık görülüyor ve yetersiz sıvı tüketimi, su içmeme de tabloya eklendiğinde çarpıntı kaçınılmaz oluyor.

5. Obezite

Kilolu kişilerde kalp daha büyük vücut yüzeyine kan pompalamaya çalıştığından daha hızlı çalışıyor ve sonuçta çarpıntı şikayeti gelişiyor.

6. Stres ve uykusuzluk

Stres, gerginlik ve uykusuzluk en sık rastlanan çarpıntı nedenlerinden. Sürekli stres, evhamlı yapı, tetikte kişilik yapısı, heyecan ve korku hali vücutta sempatik sistem aktivasyonu ile çarpıntıya sebep oluyor. Uyku düzensizliğinde de vücut dinlenemediğinden vücudun genel dengesinde bozulma oluyor ve çarpıntı gelişiyor.

7.  Ateşli hastalıklar

Ateş, nabız sayısında belirgin artış yaptığından, hastalık süresince nabız yüksek kalmaya meyilli oluyor. Bu da çarpıntıya yol açıyor.

8. Sindirim bozukluğu ve hazımsızlık

Ağır bir yemek sonrası gelişen mide gerilmesi, gaz oluşumu ve kabızlık çarpıntının sık gözlenen nedenlerinden biri. Hastalıkların tedavisi ile birlikte çarpıntı sorunu da ortadan kalkabiliyor.

9. Mitral kapak çökmesi

Mitral kapak prolapsusu da denilen bu hastalık kalp kaynaklı nedenler arasında ilk sırada yer alıyor. Kapak yapısının gevşekliğinden dolayı kapak çökmesi ve kapak yetersizliği gelişiyor. Çarpıntı ile birlikte göğüs ağrısı öne çıkıyor. Tanı ekokardiyografi ile konuluyor ve destek tedavisi veriliyor.

10. İlaçlar

Grip ilaçları ve astım için kullanılan havalar sıklıkla çarpıntı yapıyor. Acıbadem Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Karabulut “Antibiyotik alımlarında da geçici çarpıntı hissi gözlenebilir. Cinsel performans arttırıcı ilaçlar da çarpıntı yapabilir” diyor.

11. Kalp krizi

Kalp krizinde çarpıntı hissi ve düzensiz ritim sıklıkla görülüyor. Tabloya çoğunlukla göğüs ağrısı eşlik ediyor. Özellikle kalbin alt tarafını tutan kalp krizlerinde ritim belirgin olarak düşebiliyor. Ritim düşük olmasına karşın hastalar bu durumu çarpıntı olarak adlandırabiliyor. Kalp krizinde öksürme önerisi bu noktada işe yarıyor. Peş peşe öksürme ile kalp ritminde artış olurken, nabzın yüksek seyrettiği kalp krizlerinde ise öksürük manevrası işe yaramıyor. En yakın sağlık kuruluşuna başvurmak gerekiyor.

12. Kalp yetersizliği

Kalp yetersizliğinde çarpıntı ve aritmi denilen ritim düzensizlikleri sık gözleniyor. Normal istirahat ritminin hızlanması tedavide eksiklik olduğunu gösteriyor. Yine kalp yetersizliğinde kullanılan ilaçlara bağlı gelişen tuz dengesizliği de düzensiz atım ve çarpıntıya yol açabiliyor.

13. Romatizmal kalp kapağı hastalığı

Özellikle mitral kapağı tutan romatizmal hastalıklar sık çarpıntı sebeplerinden birisi. Çarpıntının sıklaşması ve ritmin düzensiz hale gelmesi hastalığın ilerlediğini gösteriyor. İlerleyen vakalarda ritim holter tetkiki ile birlikte ilaç tedavisi sıklıkla gerekiyor.

14. Az sıvı tüketimi

Az sıvı tüketimi özellikle yaşlılarda ve zayıf yapılılarda çarpıntıya yol açabiliyor. Temel mekanizma kalbin kan doluş basıncında azalma ile birlikte gelişen kalp yetersizliği ve tansiyon düzensizliği. Yüksek tansiyon ya da kalp yetersizliği sebebiyle idrar sökücü ilaç kullananlarda sık olarak izleniyor. Çoğunluğu su olmak üzere günlük en az 1.5 litre sıvı tüketilmesi önemli.

15. Alkol-sigara-kafein

Aşırı miktarda alkol, çay, kahve ve sigara tüketimi de çarpıntının bilinen nedenlerinden bazıları.

Kalpten kaynaklanan ritim bozukluklarını kabaca kalbin kulakçıklarından ve karıncıklarından kaynaklananlar olarak ikiye ayırabiliriz. Kalbin karıncıklarından kaynaklanan ritim bozuklukları (tıp dilinde Ventriküler Taşikardi) daha tehlikelidir ve daha hızlı tedavi gerektirir. Özellikle bu hasta grubunun kalp damar hastalığı veya ciddi kalp yetmezliği mevcuttur. Hızlı tanı konulup damardan ilaçlar ile veya şoklama ile normal ritime döndürülmesi gereklidir.

Kalbin kulakçıklarından kaynaklan Atrial fibrilasyon çarpıntı ile karşımıza sık olarak gelir. Hastalar ritimlerin düzensizliği ile veya nabzın çok hızlı olması ile karşımıza gelebilir. Diğer çarpıntı nedeni ise özellikle gençler de görülebilen nabzın 150-200/ dk arasında olduğu tıp dilinde SVT dediğimiz çarpıntı ataklarıdır.

TEDAVİ

Kalp çarpıntısının tedavisinde, eğer hastanın altta yatan başka bir rahatsızlığı varsa bazen bu rahatsızlığı tedavi etmek, çarpıntı sorununu da ortan kaldırır. Ancak bazı hastalarda ilaçla veya elektrofizyolojik tedavi gibi daha ileri işlemler gerekmektedir.

Kalp çarpıntısı tedavisinde kullanılan yöntem olan ablasyon, temel olarak kalbin içerisinde ritim probleminin kaynaklandığı bölgenin ucu ısınan kateterler aracılığıyla uygulanır. Bazı hastalarda bu amaç için ucu eksi 70 dereceye kadar soğuyan kateterler de kullanılmaktadır. Tedavi için öncelikle kasıktan toplardamarlar veya çarpıntıya neden olan sorun eğer kalbin solundaysa, o zaman atardamar yoluyla kalbe çeşitli kateterler yardımıyla girilip çarpıntının tetiklenmesi sağlanır. Bu esnada alınan ölçümler ve manevralarla çarpıntının çıktığı bölgenin tespiti yapılır. Daha sonra bu bölge ısıtılarak veya dondurularak çarpıntının oluşma mekanizması ortadan kaldırılmaya çalışılır. Özellikle çarpıntısı sık ve hayati tehdit oluşturan, ilaç kullanmak istemeyen veya ilaçtan dolayı yan etki meydana gelen hastalarda, ablasyonun en etkili tedavi yöntemidir, ablasyon işlemi sonrasında kişiler kısa sürede sosyal hayatlarına dönebilmektedir.

KATETER ABLASYON TEDAVİSİ

Kateterler ile kalp içinden noktasal enerji uygulanarak çarpıntıya yol açan bölge yakılarak (ablasyon) ortadan kaldırılabilir. Bu işleme ablasyon tedavisi adı verilir. Ablasyon işlemi tanısal EPS testini müteakiben veya ikinci ayrı bir seansta yapılabilir. EPS’ de olduğu gibi işlem öncesinde ritm bozukluğu için kullanılan ilaçların 3-5 gün önce kesilmesi gerekmektedir. Hastalar işlem günü EPS öncesi 6-8 saat aç bırakılırlar ve yine kasık ve/veya boyun bölgesine uygulanan lokal anestezinin ardından elektrod kateterler röntgen ışınları (floroskopi) rehberliğinde kalp içine ilerletilerek kalbin içinden elektrik sinyalleri kaydedilir.

Çarpıntıdan sorumlu olduğu düşünülen bölgedeki sorumlu odağı tahrip etmek için çoğunlukla radyofrekans enerji (radyo dalgası) kullanılır. Özel ablasyon kateterleriyle uygulanan radyofrekans enerji sorumlu odağı ısıtarak yok eder. Nadiren ısıtma yerine dondurarak (kriyoterapi) da çarpıntı odağı tahrip edilebilir. Aritmi türüne ve yerine göre ablasyon işlemi 15 dk- 2 saat kadar sürmektedir. İşlem sonrası yapılan tedavinin cinsine göre hastaların kasığına bandaj ve ağırlık uygulandıktan 4-6 saat sonra hasta ayağa kalkabilir ve ertesi gün taburcu olabilir.

Ritim bozukluğu tedavisinde ablasyon tedavisi ilaçlar yetersiz kaldığında ya da hastaların yaşam boyu ilaç almayı istememeleri halinde uygulanır. Ayrıca hayatı tehdit edebilecek bazı ciddi ritim bozukluğu olan hastalarda doğrudan ablasyon yöntemi uygulanabilir. Ablasyon tedavisi ilaç kullanmaya gerek kalmadan kalıcı tedavi sağlamaktadır ve başarı şansı birçok aritmi türünde %90’ın üzerindedir.

Şu hastalar EFÇ ve ablasyon tedavisine adaydır:

Çarpıntı yakınması olan hastalar,

Taşikardisi olan hastalar,

Bradikardisi olan hastalar,

Bayılma (senkop) nedeni olarak ritim bozukluğu düşünülen hastalar,

Daha önce kalp akciğer durması yaşayan hastalar,

Kalp yetmezliği bulunan hastalar,

Kalp ileti sisteminde kestirme yollar (Wolff Parkinson White Sendromu) bulunan hastalar.

Ablasyon tedavileri esasen düşük riskli uygulamalardır. Ancak her işlemde olduğu gibi bazı sorunları da beraberinde getirebilir. Ölüm olasılığı çok düşüktür. Nadiren işlem sırasında kalp kasının delinmesine bağlı olarak kalp zarları arasına sıvı sızabilir. Ablasyon sırasında nadir görülen durumlarda, çarpıntı oluşturan odağın/kısa devrenin kalbin normal uyarı sistemine çok yakın olması nedeniyle, radyo dalgası enerjisi verilmesi sırasında kalbin ileti sisteminde bloklar oluşabilir. Böyle durumlarda kalıcı kalp pili takılması gerekebilir.

Damara giriş yerlerinde olguların % 2-3’ünde kanamalar, deri altına kan sızmaları ve buna bağlı şişlikler ve ağrı olabilir. Ancak çoğunlukla bunlar önemli sorun oluşturmaz ve kendiliğinden düzelir.

Kateter ablasyonu ile kalbin hızlı atma şeklindeki ritim bozukluklarının tedavisinin başarı olasılığı, tedavisi hedeflenen çarpıntının türüne, kısa devrenin yerine göre % 70-95 arasında değişir. Başarıdan çarpıntının bir daha olmamak üzere tedavisi anlaşılır. Başarılı uygulamadan sonra çarpıntının tekrarlama olasılığı ritim bozukluğunun türüne göre değişir. Örneğin kalpte kısa devrelere bağlı çarpıntılarda bu olasılık % 5-8 arasındadır.

Kardiyoloji Uzmanı

Doç.Dr. İsmail ERDEN